Kardan Bilgisayar' ın Öncesi ve Sonrası

Bu gün teknik konular da içeren -teknik konulardan kasıt bilgisayar ;}- ama günlük yaşadığım, daha doğrusu yaşadığımız bir olayı anlatacağım. Bir nevi proje de denilebilir. Belki de gerçekleştirdiğimiz bu proje neler yapabileceğimizin bir göstergesidir :}. Olaya kendi açımdan bakarsam bu yazıyla, iki gündür iliklerime kadar işleyen Ankara soğuğunun acısını çıkarıyorum diyebilirim. Daha doğrusu buna olaya iyi taraftan bakma da diyebiliriz ki kar ve bu dondurucu soğuk olmasaydı, bu yazıyı da yazmamış olacaktım.

İsterseniz olayı anlatmadan önce ben kısa özetlerle bir altyapı oluşturayım. Ankara da inanılmaz bir soğukla birlikte neredeyse iki gündür aralıksız kar yağıyor. Üç yıldır Ankara’dayım ama böyle kar yağdığını ilk defa gördüm. Alışık değiliz tabi bu duruma. Bu gün de yine her zamanki gibi sabah gittik okula. Bir de duyduk ki öğleden sonra ve yarın okul tatilmiş. Ardından yine duyduk ki mimarlar kardan adam yapmış. Biz de düşündük taşındık ve karar olarak en son “Onlar kardan adam yaparsa biz de ‘Kardan Bilgisayar‘ yaparız abi.” cümlesini söyleyen şahısla hemfikir olduk. Ardından sekiz kişilik bir ekiple hemen harekete geçtik.

Evet belki hava çok soğuktu ama hedef belliydi. “Kardan Bilgisayar” projesi her ne pahasına olursa olsun başarıyla sonuçlanmalıydı. Bu doğrultuda da her bir arkadaşım hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan ellerini karın altına soktu. Bu sekiz kişinin ortak çabası sonucunda ise Türkiye’nin ilk yerli bilgisayarı olan “Kardan Bilgisayar” vitrinlerdeki yerini aldı.

Buradan ekip arkadaşlarım olan Ali Erdem Solmaz, Emre Kale, Emrullah Erginay, Eray Özel,  Furkan Demircan, Furkan Eryılmaz ve Ulan Shonabayev’ le böyle bir projede birlikte olmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Sizi olay anındaki diğer fotoğraflarla baş başa bırakıyorum. Görüşmek üzere..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir